Seda'm


Sedam... En küçük kardeşim...

Bugün doğdu güzelim benim. Ben yedi yaşındayken. Annem eve getirdiğinde sabahtı, tam da okula gitmek üzereydik. Annem gel kardeşine bak dedi de, aman ne görcem sonra görürüm diye çıkıp gitmiştim. Böyle bir meraksız öküzüm işte ben. :))


Şimdi bu Seda doğduğunda daha ortada isim filan yoktu. Günlerce isim düşündüler bizimkiler şu mu olsun bu mu olsun diye. Benim de ilkokul birinci sınıfta Seda diye bir arkadaşım vardı (karıştırılmasın 3. sınıftan itibaren olan ilkokul arkadaşım Seda ile bir ilgisi yoktur bu kişinin) İşte bu Seda böyle solgun benizli, mıymıy uyuz bir kızdı. Ben de dedim ki kendi kendime, şimdi annem babam isim söylüyorlar, sonra olmaz diyip yeni isme geçiyorlar, hiç adının Seda olmasını istemediğim için, söyliyim de şu ismi aradan çıksın dedim. Korktum çünkü adını Seda koyarlar da soluk benizli uyuz bi şey olur diye. Amaninn beğenmesinler mi bu Sedayı!! İşte bu yavrucağın adı o gün bugündür Seda kaldı, değiştirmeye fırsat olmadı bir türlü. Uyuzluğu değil de aynı soluk beniz yaaa, bu kadar olur!!!



Seda teyzemin kucağında, kuzenler Burcu ve Çağıl iki yanda, ben arkada

İlk gün yüzüne bakmadım ama sonra çok baktım, çok ablalık ettim, o hatırlamaz, mamasıdır, gezdirmesidir, servisten karşılamasıdır, baleye götürmesidir ööö bi sürü işte. :PP Ama abi (bi de Emremiz var) abla bir olup, klasiktir, kötülük de ettik çok, kalk su getir, şunu yap, bunu et, peşimizden gelme vs., inşallah hatırlamıyordur bunları. :) Ama valla Emre yapmıştır bunları, ben hiç hatırlamıyorum öhöm :PP O da bir dediğimizi iki etmedi yavrum. Elimizde oyuncak ettik yavrucağı. Daha bebekti de koltukta oturtmaya çalışmış, oturtunca onu orda bırakıp anneme haber vermeye içeri gitmiştik, döndüğümüzde yerdeydi. Hafif bir çatlaklık vardır kafasında, gerçi baba tarafından kalma çoğu, ama arada bi dellenmesi filan işte koltuktan düşürdüğümüz için oldu. Ya da bilmiyorum, zekası bu düşmeden sonra da fırlamış olabilir.

Bir de anlatır çok, ben hiç hatırlamıyorum. Küçükken Emre ile bunu parkta salıncağın üst demirine barfiks yapar pozisyonda bırakıp gitmişiz. Yemin billah böyle bir olay hatırlıyorsam!!! Ama diyorum işte Emre'nin işidir kesin. :D

Dedemin güzeller güzeli bahçesinde Emre, ben, Seda sanırım kiraz yiyoruz
Ama yavrucağın hiç sesi çıkmadı. Hiç yaramazlık etmedi, çok uslu bir kız oldu hep. Anamm yoksa hiç fıske yememesi bu yüzden midir ya?? Terlikle anam babam peşimizden kovaladı Emreyle bizim de, bu kız tek bir gün fıske yemedi allahım yaa!! Niye yaa!! Ne biçim adalet bu! Hala uyuzum bu duruma. Atlatamadım :(( Sanırım bu duruma uyuz olduğum için bir gün çok ağladı da yanağına dokunduruverdim, allahım sonra yüzmilyon filan pişman oldum. Bunu da atlatamadım ya, bir psikologa filan gitsem diyorum. :(

Annem hep, kıskanıyorsunuz yavrumu dedi durdu. "Ay ne kıskancaz yaa küçücük şeyi, büyüdüm ben niye kıskaniyim ki, ne alaka filan, aman sen de anne" diye söylendim durdum anama. Şimdi bile itiraf edemiycem vallahi. :D Ama ananane ana teyze sülalesine benzemeyen şu incecik vücudu, alımı, kıvır saçları, sevimliliği kıskanılmıycak gibi değil yani. Yok diyorum ya hiçbirimize benzemiyor bu, var bi bok!
İşte el bebek gül bebek büyüttük biz bunu da, hiç şımarık olmadı. Hep bildi kendini, acayip sorumlu oldu her şeye, yeri geldi kardeş oldu yeri geldi abla oldu, yeri geldi anne oldu yemekler kekler börekler yaptı bize, hasta olduğumuzda baktı. Becerikli oldu, çalışkan oldu, bak yine 98 aldım sınavdan 100 alamadım, iki puanım niye gitti diye oturdu ağladı, bir kez değil çok kez! Sadece bazen şu ağzını bıçak açmaz yaa, ona uyuzum arada ama alışıyor işte insan zamanla, o da büyüyor, konuşmayı da öğrenicek zamanla. ;)

Şimdi bu yavrucak, 85 doğumlu, bugün 25 oldu. (Artık 25e bastı mı bitirdi mi o hesaplar yoruyor beni, 2010'dan çıkar 1985'i 25 çıkıyor işte sonuç!!). Ama bana hala böyle küçük geliyor. Ben çok büyüktüm gerçi 25 iken. :PP Ama kardeş büyümüyor işte. Koynuma alıp sevesim geliyor hala. Üniversite bitirdi, psikolog oldu, nasıl yaa diyorum, daha dün çocukken nasıl bugün koskoca kadın oldun yaa. İnanamıyorum bu kadar büyüdüğüne...

Şu anda Sedam da Almanyada. Müthiş bir mücadele veriyor hayatla. Belki de hayatının en önemli tecrübesini yaşıyor. Şimdi değil belki de ileride daha tadına varacak bu tecrübenin...

Şansın bol, yolun açık olsun kuzum. Seni çok seviyorum.





3 yorum:

kedi ebru dedi ki...

ya bi kez daha okudum da yaş hesabını yanlış mı yapıyom anlamadım. bu durumda ben 32 oluyorum!! olmaması lazım. ben yeni girdim 30a ya. Üff ya kafam karıştı :(((

Sarıyer Sanat Tiyatrosu dedi ki...

deli kız.birkez daha anladım ki seda çok şsnslı senin gibi ablası olduğu çin.ne güzel anlatmışsın konuşur gibi çok güldüm.naletliğin tutmadığı zamanlar ben sana hep güldüm.ha!40'a kadar her kladın 30'a yeni girer.sonra birden 39 olur.neyse öptüm ve özledim.canikos iyi bak kendine.

seda dedi ki...

daha feyzbukta "seda'm" basligini görürgörmez aglamaya basladim... sonra resimlere baktikca agladim okudukca agladim.. ama sevincten.. itiraf ediorum (cem bozulmaz umarim) ama bu aldigim en güzel hediye!! cookk tesekkur ederim canim ablam canimmm kardesim.. bu kadar icten ve samimi anlatilacak kadar guzel bi iliskimiz oldugu icin ben de sana iyi ki varsin iyi ki dogmussun da ablam olmussun dicem.. cokkk tesekkurler!!! (bu arada dedemin bahcesinda yediklerimiz kiras degil cilekti.. nedense o sahneyi cok net olarak hatirliorum.. hatta once emre beni kucagina almayi istemisti de ben istememistim:PP)

Yorum Gönder